February 2012
1 post
yaz istiyorum
January 2012
5 posts
Bu gece saat tam 00:00’da Çorba FM’de havadan sudan konuşuyor olacağız Yağız ile. Kendim için değil de, Yağız’ın sohbeti iyidir. Bekleriz!
http://corbafm.tumblr.com/
December 2011
4 posts
Perspektif ve Marul
Lütfen siktir git artık 2011.
İki sene önce 2009’un sonunda buraya yeni yıl dilek listesi yapmıştım. 2010’da ise o yazdığımı okuyup hiçbir şeyin gerçekleşmemiş olmasından bahsetmiştim. 2011 ise geçtiğimiz iki yıldan kat be kat daha kötü bir şekilde bitmek üzere.
Ergen dileğim olan Dredg konseri gerçekleşmiş. Tam olarak sayılmasa da. Karanlık odam olmuş. 30x40 kağıtlarım da. (zaten o çok zor bir şey değil...
Snow (Hey Oh)
November 2011
3 posts
Lütfen ya.
Tek istediğim şey şu anda Venice Bistro’da oturup bir bardak Amber Ale içmek. Tabii neredeyse Aralık olduğu için okyanustan gelen rüzgar birazcık insanın dudaklarını acıtıyor. Ama buna rağmen dışarıdaki plastik sandalyelerden birinde oturup buz gibi bira eşliğinde kocaman dalgaları seyretmek oldukça keyifli. Hafiften yağmur çiseliyor. “Seems it never rains in Southern...
ilk göz ağrım.
October 2011
1 post
September 2011
6 posts
Sonsuza dek bir daha iskender yiyemeyeceksin deseler mesela.
"This is Dan, this is Ellie."
Thanks to Kristen Strangwick for this great photo!
Randy adında bir arkadaşım, Paypır adında bir köpek dostum, gerçek kızılderili bir koruyucum, Dan adında bir sevgilim, Kristen isminde bir ablam ve Kovboy şapkalı bir eniştem var. Venice Bistro’da geçirdiğimiz içki dolu günler ve Pasifik okyanusunun esintisi. Hiç bitmesini istemediğim gün batımları, evsiz çişi kokusu.
Los Angeles’ta yine her şey aynı. Bir o kadar da güzel.
Cute ya.
Bunlar olağan şeyler.
August 2011
2 posts
skyscapers, humming conversations china made funny hats, pink blazers there’s no home and downtown makes us strangers
July 2011
3 posts
İİİİİİİİİİĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞ
June 2011
3 posts
Build us a rocket then...
Ah.
May 2011
12 posts
Cennetten kesitler.
ne zaman evde tatlı bir yiyecekten eser olmasa ben hemen üst dolaba, nutellaya doğru koşardım. biraz önce nutellanın bitmiş olması ütopyası ile boğuşurken, evde benim gibi nutellayı pipetle içen bir hayvan varken koca kavanozun bitmiş olmasına “ütopya” deyişimin ne kadar ironik olduğunu farkettim. üstelik “ütopya” ve “ironi” kavramlarını aynı cümle içinde...
Arabex
05.11
Hehe selam.
iwantedyoutofeelthesame asked: tamam olur zaten gitmeyi düşünüyodum :D tavsiye etmemenin sebebi?
iwantedyoutofeelthesame asked: merhabalar efenim,
hemen konuya girsem daha hoş olur sanırım.
2 senedir güzel sanatlara hazırlanıyorum, resim bölümü için. Aynı zamanda fotoğrafta çekiyodum. Son zamanlarda resimden çok fotoğrafa kaydım sanırım. (Sağolasın Bergman) Ama pek ciddi bakmamıştım bu fikre ilk zamanlarda. Yetenek var mıdır, yapabilir miyim tarzı şeyler...
hemen konuya girsem daha hoş olur sanırım.
2 senedir güzel sanatlara hazırlanıyorum, resim bölümü için. Aynı zamanda fotoğrafta çekiyodum. Son zamanlarda resimden çok fotoğrafa kaydım sanırım. (Sağolasın Bergman) Ama pek ciddi bakmamıştım bu fikre ilk zamanlarda. Yetenek var mıdır, yapabilir miyim tarzı şeyler...
April 2011
24 posts
Büyük Dedem
Büyük dedem, tanıdığım en büyük adamdı. Hayır, gerçekten büyüktü. Kocamandı. Neredeyse benim vücudum kadar elleri ve büsbüyük burun delikleri vardı. Aslında babamın babasıydı ama sadece “dede” deyince yeteri kadar büyük bir çağrışım yapmıyordu. Çok küçükken kızkardeşim Shane ile birlikte, büyük dedemin devasa bir şeker fabrikasının sahibi olduğunu zannederdik. Fabrikası olduğu kesindi...
melihcebi asked: o facebook sayfanda okudugum "Çok Güzel Çekimlerin Var. Seni Takdir Ediyorum. Çalışmaların Çok Marjinal ." yorumu ile yasadigim garip dakikalar. gor o yorumu.
Facebook Page. →
Eninde sonunda kendi reklamımı yapacağım günler gelecekti.
Meanwhile in Yozgat...
Iyy bu ne Royal Wedding sevdası be. Amcanızın oğlu evlense düğününe gitmezsiniz, burun kıvırırsınız lan allahsızlar.
do majör.
melihcebi asked: basina ne geldiyse o ara gulerin avrupa edition i yasli amcadan geldi der, yarana tuzu basar ve giderim.