January 2010
50 posts
Tik Tak.
“Yarın Pazar, şimdi bir güzel uyurum, sonra da kahvaltı eder film izlerim” dediğim anda yarın sabah saat 9’da karanlık odada çalışacak olduğumu hatırladım. Bu bağlamda hayat mı çok acımasız yoksa fotoğraf bölümü çok mu yoğun? Buna karar vermekte güçlük çekiyorum sadece. Bir de bir liste yapıp, yazdığın şeylerden birini yapınca tik atma mevzusu vardır ya hani, işte onu yaptım...
NADAR!
Keşke Belen’in formspring’deki atarlı cevapları aslında birer etli butlu insan olsaydı da sürekli onlara sarılıp saçlarını okşayabilseydim.
bakalım tweeter da 3000. ci takipçim kim olacak?
– Bedri Baykam, Twitter.
Red kıt.
Fiyat bilgisi istediğim galerinin bana yine hangi fotoğraftan kaç tane satıldığına dair bilgi vermesi beni çok sıkıyor şu an. “ONU SORMUYORUM BE ADAM!” demek istiyorum. Çünkü adama “ben öyle demedim, yanlış anladınız” deyince iki kez aynı hatayı yaptığını farkedecek ve “bu kız da amma sorunluymuş” düşüncesine kapılacak. Kıt olan sensin dostum ben ne yapayım. Pis...
Düşünce.
Bir ara her gün her dakika nick değiştiren gençler vardı MSN’de. Sahi ne oldu onlara?
R ters.
Bana iki dakika ver.
Bugün 75 saniyenin dolmasını beklerken tabureye oturdum ve “yoruldum” dedim. Üstelik oldukça ciddiydim. Bir tatili hak ettiğimi düşünüyorum. Peki Marmara bu konuda neden benimle aynı fikirde değil? Sanırım yorulan bedenim, kaslarım, omurgam falan değil. Kafa gitti bende. Sadece “yaz gelsin artık” demeyi becerebiliyorum.
Merhaba, yine hiçbir şey yapmak istemiyorum. Görüşürüz!
Atara atar, gidere gider.
Bence 2010 hiç de güzel geçmiyor. Şaka şaka. Arada güzel şeyler olmuyor değil.
Kült Ablası vol.8
Yastaydık. Yastaydık çünkü kendisine ailemizin bir üyesiymiş gibi baktığımız çok sevgili yemek masamızı elim bir kazada kaybetmiştik. Oldukça ucuza aldığımız ve süper sağlam olan agrandisörümüz sonunda gelmişti. Böylece artık karanlık odamızda bir değil iki tane agrandisör olacak ve birlikte baskı yapabilecektik. Çalan kapıyı açtığımızda bezgin halimizi üzerimizden atamamış olmalıydık,...
Ben arkadaşlık özlemişim.
Hem de çok.
LogiHouse.
Belen ile bir sürü sebepten ötürü mantı evliliği yapabilirim.
Siz siz olun, klavyenize irmik helvası dökmeyin.
Finallere mi çalışsam yoksa Star Wars mu izlesem, karar veremiyorum. Bir de ben çay içmeyi ajda bardak ile sevdim. Bir de mavi cam çay tabağı sayesinde.
Tırnak yemek sakat iş.
Ders çalışmalıyım, fotoğraf basmalıyım, tatil yapmalıyım, ama hepsinden önce bir şeyler yemeliyim.
İğrenç montçu katalogu böyle. Consi sport.
– Belen. (Başka kim olabilirdi ki)
Yine rahat duramadım
Akılberry Hound.
– Belen, Ocak 2010.
Şöbi.
İ.S.B.Y.S.
Moontalk:
*belen, bir parkta görebileceğin en saçma şey ne?
Belen~:
*şöbiyet.
Klavyelerden F5 tuşu kaldırılmalı.
Eduardo.
O fotoğrafı çekebildiğimize hala inanamıyorum. (Gülüşmeler)
İÇİMDE KÖTÜ BİR HİS VAR.
Belen~:
*jkhglkjgşdajgşdajgşdjhkghgd tumblr.
Moontalk:
*HAHHASUUASUDSAHUA bi de LA ROUX GRUP ASLINDA
Belen~:
*aaa ljdgildjgdjgdşjsfh komple böylelermiş aslında ama çok İRRİTE edici olur diye aralarından sadece bunu gösteriyolar fazla tepkili olmayalım bi kişi seçilsin falan
Moontalk:
*ahahsudhduashuashuhasa iki kişiler ama
Moontalk:
*HAHAHHASUDHUAA sıçtı sıvıyo
Belen~:
*LJGİLDJGŞLDKGHİSKHSFLŞHKŞSFKHŞDGKJŞHFLJ 2 kişilik grup mu olur ya lgjsflhfjg
Moontalk:
*ısdjoasdfadspokskasfhsahuasjaujajıaıjsjısajd
Mutlu olamıyorum.
– La Roux.
Memnuniyetsizim.
– La Roux.
Tepkiliyim.
– La Roux.
Kült Ablası vol.7
“Hadi bir değişiklik yapalım” diye atlıyorum Muhteşem Kanepe’ye. Belen suratıma garip garip bakıyor. Hayatımda sadece bir oyuncu olduğunu unutmuşum Belen’in, prim kazanmasını engellemek için uzak durmuyorum İlayda gibi. “Cem Yılmaz izleyelim” diyorum. “Ya hayır!” diyor Belen. Çok sevmiş olmasına rağmen yeniden izleyecek olmak onu...
ŞİмDİ İÇİηDєη єη SєωDİĞİη кİŞİγİ DÜŞÜη ωє 3 кєяє вİSмİLLahİяяahмaηiяяahİм Dє ωє єятєSİ qÜη σLaćaкLaяi qÖя вuηu aLLah яizaSi İÇİη 10 кİŞİγє qÖηDєя qÖηDєяİяSєη вİяİ Saηa aŞкiηi İтİяaF єDєćєк qÖηDєямєzSєη hσŞLaηDiĞiη кİŞİ SєηDєη SσĞuγaćaк DєηєDє qÖя İÇİηDє aLLah γaziγσя qÖηDєямєк zσяuηDa кaLDıм (aLLah’a яızaSı)
Pıtırcık’ı Türkçe dublajlı izlemek hiç kıyak olmayacak. Ama belki de gerçekten isimler “Pıtırcık, Lüplüp, Gümüş” diye geçiyordur? İşte o zaman güzel olabilir.
Sohbet edeceğim birilerine çaya gitmek istiyorum. Hem de gece. Böyle bu saatlerde falan.
Alakasız gireyim, Polaroid film var.
– Belen Alkan, Yeşil Ev - Ocak 2010.
2010’u hiç sevmedim. Bir kere yazılışı bile zor.
Kült Ablası vol.6
Final haftası. Çağrı, Ergün Hoca, Fotogram, hatta Barbaros hoca. Hepsinin ödevleri, sınavları birleşmiş, ortaya korkunç bir kolaj yapma, karanlık odada sabahlama ritüeli ortaya çıkmış. Sorumsuzluğun ve rahatlığın dibine vurmuş olan ben, birkaç aydır görüşmediğim bir arkadaşımın yanında içki içmenin mutluluğuyla açıyorum çalan telefonumu. “Neredesin Elif?” diyor karşımdaki ses....
Çok fazla ödevim, girmem gereken çok fazla sınavım var. Ve hiç rahat olmamama rağmen çok rahatmış gibi davranıyorum. Ben nasıl toparlanacağım?
Buradan da yazayım tam olsun. Final projem için bu hafta içinde fotoğrafını çekebileceğim nü durabilecek bir model arıyorum. Bayan diyeceğim ama çok çirkin bir kelime olduğu için, kız veya kadın.
elifsanemkarakoc@gmail.com
Winamp shuffle'ının bugünkü beni öldürme isteğini...
Bir de rüyamda yine çok garip şeyler gördüm. Ağabeyim İstanbul’dayken ayrı takıldığımız bir gün Avatar’a gidiyorum. Ama Avatar, aslında Jurassic Park. Ve rollercoaster. Çıkıyorum, ve muhteşem eğlendiğim için bir daha bilet alıyorum. Tam tekrar girerken “pşşt” diye bir ses duyup dönüyorum. Ağabeyim beni almaya gelmiş. Daha doğrusu benimle zaman geçirmeye. “Ben sinemaya...
Sağa bakma, sağa bakma!
– Belen.
Bir taşla iki kuş: Babaanne.
– Belenelif.
The planes fly overhead.
LAX in a runway motel / We just got off the phone / You didn’t seem very well / At 5 years old I had no place to go / But you took me in and you gave me a home. / The planes fly overhead while I smoke too many cigarettes in bed. / It rained last night ‘bout a quarter to 2 / I was lying awake just thinking about you / A summer wind blowin’ in off the sea. Full of childhood smells and aquamarine.
I have so many arabesk friends.
Muhteşem Kanepe!
İftiharla!
http://muhtesemkanepe.blogspot.com/
Hani bir de leopar desen var ya. Ama anneanne leoparı.
– Belen.
Here we go! There’s another Starbucks!
– Turist.
Ekmeğe yapıştır mesela.
– Bölen.
Sana bir şey söyleyeceğim ama.. Acıktım ben.
– Belek.
Bu benim telefonum kerane telefonu gibi, durmuyor.
– Belal.